Kuantum Kuşları mı ?


Kuantum Fiziğinin şaşırtıcı dünyası ile kuşlar arasında bir ilişki olduğunu söylersem bir kısmınız iyice saçmaladığımı düşünür, bir kısmınız da biliyordum “telekinezi veya dolaşıklık” diye çığlık atıyor olabilir. Birinci kesime “dur hemen yargıya varma” “ikinci kesime de biraz ağır ol ahbap, o iş öyle değil” demek isterdim. Çünkü anlatacaklarım mistik bir gizem değil, tam tamına deneyle test edilmiş bilimsel bir alanda yol  alacak.

 Hayvanlar dünyasına dair, insanların en çok merak ettiği alanlardan biri de kuşların göç etmeleriyle ilgili olandır. Bilim insanları, nasıl olup da  hiç sektirmeden, göçmen kuşların mevsimler değiştikçe güneyden- kuzeye daha sonra da tekrar kuzeyden güneye binlerce kilometrelik yolu geçtiklerini merak ettiler. Nasıl oluyordu da bu küçücük beyinler, modern uçakların ancak GPS ile gerçekleştirdikleri bu işi, nesiller boyu devam ettirebiliyorlardı.

Kızıl Gerdanlar ve Kriptokrom

Zebra ispinozu ve kızıl gerdan kuşları üzerine yapılan araştırma bu gizemi tamanlamıyla çözdü. Araştırmalara göre kuşlar, manyetik alanı tespit etmelerini sağlayan bir protein molekülü olan Cry4 adlı kriptokrom sayesinde yönlerini bulabiliyor. Cry1 ve Cry2, kriptokromlarının aksine, bu molekül, ışığa bağımlı bir manyetizma algısına sahiptir. Böylece gözün retina bölgesinde yoğunlaşıyorlar. Kuşların Bu  durumun göçmen kuşların manyetik alanı fiziksel olarak da görebildiği anlamına gelmesi açısından çığır açıcı bir keşif olarak kabul ediliyor. Ayrıca, araştırmaya göre, göçmen kuşların Cry4 miktarı, göç etmeyen kuşlara göre göç mevsiminde artıyor.

Kuşlar ve Kuantum Dolanıklık

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Peki bu deney nasıl gerçekleşiyor ve Kuantum Fiziği ile ilgisi nedir. Labaratuvarda, manyetik alanın istenildiği gibi yönlendirildiği  bir deney ortamı hazırlanmış. Burada farklı yönlerden farklı şiddetlerde manyetik dalgalar kuşlara gönderiliyor. Kuşlar bu manyetik alanları kullanarak yönlerini buluyor. Bilim adamları, 2 kHz – 5 MHz aralığında verilen çok düşük düzeydeki manyetik dalgaların, kuşları etkilediğini fark etmesi şaşırtıcı oldu. İşte bu noktada bu kadar düşük düzeyde bir manyetik alandan etkilenmesi, kuantum fiziğinin şaşırtıcı etkisiydi. Kuşların, manyetik pusulası, sanıldığından çok daha fazla hassastı.

Peki Ama nasıl İşliyor

Bunun nasıl işlediğini anlatmadan önce Şu linkteki Kuantum dolanıklık ile ilgili yazımızı okumanızı tavsiye ediyoruz. Almanya’daki Oldenburg Üniversitesi’nden Prof. Henrik Mouritsen’in yaptığı deneyde de, yukarıda bahsettiğimiz Cry4 adlı kriptokrom molekülü bu süreçte başat rol oynuyor.

Bir foton kızıl gerdanın gözüne ulaştığında elektron çiftleri oluşturuyor;  bu da kriptokromun yakındaki diğer kriptokroma bir elektron aktarmasına yol açıyor. Sonuçta eşleşmemiş iki elektron arasında bir dolanıklık meydana geliyor. Ardından dünyanın manyetik alanı, molekül çiftlerindeki spin durumlarına etki etmesi, kuşun sinir sisteminde farklı kimyasal reaksiyonları tetikliyor.  Bu “spin”, belirli bir noktaya işaret edebilen küçük bir pusulaya benzer bir kuantum özelliği taşıyor. manyetik alandan etkilenen elektronların spinlerindeki bu değişiklikler, kuşların yönünü bulmasını sağlıyor. (Kaynak

Peki bu kadar hassasiyet bir dezavantaj değil mi ?

Gün geçtikçe insanlık, sadece kara ve denizleri değil, manyetik alanı da kirletti. Baz istasyonları, yüksek gerilim hatları, TV vericileri, uydular, elektronik aletler vs… Ancak bu alanı bizden de daha güçlü etkileyecek bir şey daha var o da Güneş. Kuşlar, sistemimizi yıldızında meydana gelen manyetik fırtınalara muhtemelen milyonlarca yıldır aşina. İşte bu nedenle güneş ve yıldızlar da kuşlar için ikinci bir yön bulma aracı haline geliyor.


Like it? Share with your friends!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

Don't have an account?
sing up

reset password

Back to
log in

sing up

Captcha!
Back to
log in