Kur Yapma Sanatının Ustaları


       Doğada soyunu devam ettirmek bir meziyet. Kısıtlı besin imkanlarıyla, hayatta kalmalarına yetecek enerjiyi toplamak zorunda olan canlılar, bu enerjiyi bir de genlerini gelecek nesillere aktarmak için kullanmak durumundalar. Erkeklerden az sayıda olan dişilerle çiftleşebilmek için birbirini yerden yere vuran erkeklere aşinayız. Bazılarınınsa daha barışçıl yöntemleri var. Bu uğurda akla hayale gelmeyecek bir takım adaptasyonlar geliştirmişler. Çiçek ve çikolatadan çok daha yaratıcı olan bu adaptasyonlar, bu davranışları mükemmelleştirmiş bireylerin üreme şansını arttırarak gelecek nesillere aktarılmış. Şimdi, bu ilginç adaptasyonlardan bazılarını, daha yakından inceleyeceğiz.

Partnerimi Dans Pistinde Tanırım Diyen Clark’ın Dalgıçkuşu

İsmini 19. yüzyılda yaşamış doğa bilimcisi John Henry Clark ‘tan alan bu dalgıç kuşu türü, kuşlarda sık sık görüldüğü üzere ömür boyu tek eşli yaşayan bir tür. Ömrünü aynı eşle geçireceği için de eş seçerken çok dikkatli davranıyor. Dişi dalgıç kuşu, senkronize hareketlerle başlayan bir dans seremonisiyle seçiyor eşini. Tek eşli bir çok türde görüldüğü gibi, dalgıç kuşlarında da erkek ve dişi arasında fiziksel fark çok az. Bu nedenle yaptıkları dans, tek bir kuş ayna karşısında harekete diyormuş gibi görünüyor. Dansın kreşendosu ise suyun üzerinde, parmak uçlarında yapılan, uzun koşu kısmı. Bu ve benzeri davranışlar kuşlarda sık sık görülüyor. Teorilere göre, kuşların çiftleşme öncesi böyle karmaşık eş seçme seremonileri olmasının sebebi, kırılgan yumurtalarını koruyabilecek en uygun eşi bulabilmek için ince eleyip sık dokumak zorunda kalmaları.

Bir Kılık Değiştirme Ustası: Avustralya Dev Mürekkep Balığı

Avustralya çevresindeki okyanuslarda yaşayan bu mürekkep balığı, derisinin rengini ruh durumuna göre değiştirebilmekle ün salmış. Çok eşli birçok türde olduğu gibi dişileri erkeklerinden daha küçük ve deri renkleri erkeklerinkinden daha farklı. Çiftleşme dönemlerinde, bu iri cüsseli erkekler arasında ölümle sonuçlanmayan kavgalar görüldüğü oluyor. Zaten doğada bu tür kavgaların çok azı erkeklerden birinin ölümüyle sonuçlanıyor. Genelde kavgayı kaybedeceğini anlayan taraf sessizce ortamdan uzaklaşıyor. Bizim kılık değiştirme ustamız James Bond’da bu esnada devreye giriyor. Kendinden büyük erkeklere kafa tutamayacak kadar küçük cüsseli erkek bireyler, deri renklerini dişilerinkine benzetiyorlar. Ayrıca dişilerin, çiftleşmeye hazır olduklarını bildirme sinyalleri olan, dokungaçlarını ön kısımda büzüştürme hareketini de taklit ediyorlar. Böylece mücadeleye girmeden, büyük erkeklerin gözleri önünde dişilerle çiftleşebiliyorlar. Dişilerse iki erkekten de aldıkları genlerle, insanlarda zor rastlanan hem kaslı hem zeki kombinasyonunu, ayrı yumurtalardada olsa yavrularına aktarmış oluyor.

Yollarına Gül Döken Vogelkop Çardak Kuşu

Çardak kuşları, erkeklerinin renkli ve gösterişli tüyleriyle tanınan cennet kuşlarıyla yakın coğrafyalarda yaşıyorlar. Erkek cennet kuşlarının tüylerini kullanarak yaptığı çiftleşme dansları dillere destan. Onlar kadar gösterişli tüylere sahip olmayan çardak kuşlarıysa dişileri etkilemek için farklı bir yöntem benimsemiş. Üstü açık, son model, spor arabalarda gördüğümüz, iç güzellikleri dışarıya yansımamış bazı arkadaşların kullandığına yakın bir yöntem. Özenle seçtikleri dallardan genişçe bir yapı hazırlıyorlar önce. Ancak sanılanın aksine, bu yapı, çiftin ömrünü geçirecekleri bir yuva değil. Sadece bir sergi alanı. Daha sonra vogelkop bu alanı, çiçek yaprakları ve küçük meyveler gibi renkli objelerle dekore etmeye başlıyor. Topladıklarının arasında hayvan dışkıları gibi kulağa çok da hoş gelmeyen şeyler de var. Burada önemli olan, renk kombinasyonu. Her vogelkopun kendi alanı için seçtiği farklı renk kombinasyonları var. Dişiler bu alanları dolaşarak kendilerine en hoş görüneni seçiyorlar. Toplanan objelerin göze hoş görünmeleri dışında herhangi bir işlevleri yok. Besin olarak kullanılmıyorlar. Zaten çiftleşme gerçekleştikten sonra dişi vogelkop alanı terkediyor.

Aşkla İşi Karıştırmayan Venüs Sinek Kapanı

Genelde hayvanlar bitkileri besin olarak kullansa da bunun tam tersinin görüldüğü durumlar hiç de seyrek değil. Venüs sinek kapanı durumu tersine çeviren bitkilerden biri. Açık yapraklarının dibinde böceklere çekici gelen bir şıra salgılıyor. Bu güzel kokulu şıra, böcekleri dosdoğru, kurtulmalarının çok zor olduğu bir tuzağın içine çekiyor. Yapraklarının iç kısmında bulunan altı adet ince çıkıntı, kapanın ne zaman kapanacağını belirleyen birer mayın aslında. Birinci çıkıntı harekete geçtikten sonra, böceğin artık çok az zamanı var. İkinciye dokunduğu anda ise artık kurtuluşu yok. Yapraklar saliseler içinde kapanıyor ve böceği içeriye hapsediyor. Böcek bitkinin salgıladığı sıvılarla yavaş yavaş çözünüp hazmediliyor. Ancak bitkinin üreme zamanı geldiğinde keser ve sapla beraber, hesabın da dönüşü gecikmiyor. Çünkü bitkinin polenlerini diğerlerine ulaştırabilmek için böceklere ihtiyacı var. Ama venüs sinek kapanı gibi ince tuzaklar kurmayı becerebilen bir bitki bu konunun da çaresine bakmış. Çiçeklerini yapraklarından ve gövdesinden uzakta, uzun bir sapın üzerinde açıyor. Böcekler de tehlikeden uzak bir şekilde polenlere ulaşabiliyorlar.

Büyük Resmi Görenler

Hayatta kalmanın yanı sıra soyunu devam ettirmek de canlıların ortak içgüdülerinden biri. Ama konuyu sadece kendi bireysel soyuyla sınırlı tutmayanlar da var. Arılar ve karıncalar gibi insanlarınkine benzer sosyal yapılar içerisinde yaşayan hayvanlar, soyun devamlılığını kendi üremelerinden çok daha öteye taşımışlar. Yavrular ortak olarak besleniyor ve korunuyor. Kendi yavruları olmasa bile türlerinin devamı için, hayatta kalma içgüdülerine bile karşı çıkabiliyorlar. Börtü böcek deyip geçiyoruz ama iş türün devamlılığı için bencilliğinden vaz geçmeye gelince, bize fark atmış gibi görünüyorlar.


Like it? Share with your friends!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

log in

Don't have an account?
sing up

reset password

Back to
log in

sing up

Captcha!
Back to
log in